Psikopati, sosyopati ve narsistik kişilik bozukluğu arasındaki fark nedir?

Psikopati ve narsistik kişilik bozukluğu, birbirleriyle hafifçe örtüşen semptomlara sahip, farklı psikiyatrik bozukluklardır. Bununla birlikte sosyopati, bugün psikopati olarak adlandırdığımız terimin eski ve tarihi geçmiş halidir.

Ne yazık ki, yaygın olarak kullanılan bu terimlerin ayrışması, halkın genelinde olduğu kadar ruh sağlığı uzmanlarında da kafa karışıklığına sebep olmaktadır. Problemin bir kısmı, bireyleri ya da bozuklukları ayrıştırmak değil, fakat etiketleme ve sınıflandırma sistemlerinin ayrıştırılmasındadır. Örneğin, narsistik kişilik bozukluğunun genel hatları Ruh Hastalıklarının Tanısal ve İstatiksel Rehberi’nde çizilmiştir (DSM, ilk olarak 1952’de Amerikan Psikiyatrik Birliği ve bugün DSM-IV-TR adlı dördüncü revize edilmiş versiyonunda) ve bu sınıflandırma sistemi Amerika Birleşik Devletleri’nde ve pek çok başka ülkede kullanılmıştır. DSM-IV-TR’ye göre, narsistik kişilik bozukluğu, büyüklük  fantezileri ve davranışları, hayran olunma ihtiyacı, erken yaşlarda başlayan ve ömür boyu hayatın pek çok işlevsel alanında kalıcı olan empati yoksunluğu gibi bir örneklemle karakterize olur. Bu bozukluğa sahip kişilerde kuvvetli bir hak etme duygusu vardır, devamlı olarak başkalarından yararlanma ve sık sık başkalarını kıskanma ya da başkalarının onu kıskandığına inanma özellikleri olur.

Psikopati sendromları, araştırmacılar tarafından on yıllardır süren titiz çalışmalarda keşfedilmiş, tanımlanmış, test edilmiş ve değerlendirilmiş olmasına rağmen, güncel DSM’de psikopati ve sosyopati farklı bozukluklar olarak kabul görmemektedir.  Başka bir değerlendirme ise, bu bozuklukların komordibite* olması ya da bir bireyde aynı anda iki ya da daha çok bozukluğun bir arada olmasıdır -bir kişide aynı anda psikopati ve narsistik teşhis kriterleri bir arada bulunabilir.

Psikopati ve sosyopati arasındaki farkı anlamak, psikopatiyi tarihsel olarak tanımlamakta kullanılan farklı tanıların ve kavramlaştırmaların anlaşılmasından gelir. Psikopati, pek çok isim almış bir bozukluktur. 1801’de Fransız fizikçi ve psikiyatrist Philippe Pinel tarafından  “manie sans délire” (sabuklanmasız delilik) olarak adlandırılmıştır. 1835’te, İngiliz psikiyatrist J. C. Prichard tarafından “ahlaki delilik” olarak yeniden adlandırılır ve 1891’de Alman psikiyatrist J. L. Koch, “psychopathic inferiority” (psikopatik aşağılık) terimini bulur (Koch, “psikopatik” terimini, durumun fiziksel bir temeli olduğuna inandığını vurgulamak için kullanır ki aslında yakın zamana kadar bu terim kişilik bozuklukları için kullanılan sosyal bir terim olmuştur – “inferiority” (aşağılık) terimi, kurallardan sakıncalı sapmaları temsil etmesi bağlamında kulanılır).

1952’de, DSM’nin ilk edisyonunda “sosyopatik kişilik rahatsızlığı” terimi kullanılmıştır. Her ne kadar teşhis, dahili psikolojik gelişimlere ve kişilik belirtilerine (daha kolay belirlenen davranışların aksine) odaklanmışsa da (ki bu da klinisyenlerin tam bir teşhis koymasını zorlaştırmıştır), durumu tanımlamak için “sosyopati” terimi resmi olarak ilk kez  böyle ortaya çıkmıştır. Bu eksikliğe işaret etmek için, 1980’de DSM-III, daha sınırları belli, davranışsal temelli bir teşhisi “antisosyal kişilik bozukluğu” olarak tanıtmıştır. Fakat bu tanım, tanının yakın zaman versiyonlarında bulunmuş, psikopatinin kişilik temelli semptomlarına ait anahtarları içermemesi sebebiyle tartışmalıdır.

Böylece, antisosyal kişilik bozukluğu ve psikopati sık sık karıştırılır, bunlar aynı durumlar değildir. Öte yandan, yıllar önce ünlü bir araştırmacı (David Lykken), sosyopati ve psikopatinin, farklı nedensel faktörlere (psikopati öncelikle biyolojik faktörlere ve sosyopati daha sosyal faktörlere, örneğin uygunsuz ve etkisiz aile yetiştirmesine) dayanmaları sebebiyle ayrıştırılması gereğini önermişti, buna rağmen bu kavramsal spekülasyonu destekleyen hiçbir araştırma yoktu. Gerçekte, sosyopatinin güncel olarak değerlendirilmiş hiçbir ölçeği yoktur, ki bu sebeple araştırmacılar, psikopatiden farklı sebepleri ya da özellikleri olup olmadığına bakmaksınızın çalışmaya devam eder. Böylece, sosyopati ve psikopati arasındaki güncel karışıklık, ruh sağlığı profesyonellerinin, modası geçmiş bir terimi gözden çıkarmalarını engelleyebilir, yine de geniş kapsamlı bir araştırma yapısı sosyopati değil, psikopati üzerine geliştirilmiştir.

*Komordibite: Ana hastalığa eşlik eden diğer hastalıklar

Comments are closed.

Powered by WordPress. Designed by WooThemes